Yıkılsın modernizm! Yaşasın post-modern tasarım!

Modernin klasik kaldığı, postmoderin sınırlarının zorlandığı zamanlarda yaşıyoruz. Tasarım dahil hiçbir şeyin sabit kalmadığını ise müzik gruplarından çıkarabiliriz belki de. Yabancı gruplarda görmeye çoktandır alıştığımız ama gözümüze o kadar da batmayan grup isimleri artık Türkiye’de. Ancak itiraf edelim, Türkçe pat diye karşımıza çıkıverince şöyle bi’ durur olduk.

Yabancı müzik gruplarının Türkçe anlamlarıyla bakarsak sanırım meramımız daha da netleşecek.

The Rolling Stones – Yuvarlanan Taşlar
Deep Purple – Derin Mor
Rage Against The Machine – Makineye Karşı Öfke
Maroon 5 – Kestane Rengi 5
Gym Class Heroes – Beden Eğitimi Kahramanları

Peki, Turgut Uyar’ın o güzel şiirinden esinlenilen Büyük Ev Ablukada ile fitili ateşlenmiş yerli gruplarımızı sayalım mı şimdi?

Yok Öyle Kararlı Şeyler
Son Feci Bisiklet
Yüzyüzeyken Konuşuruz

Bu çaba neden diye soranlara hemen söyleyelim: Farkındalık! Yapılanın müzik olduğu ve tınıların, seslerin ve akordların daha da ön planda olduğunu göstermek amaç. En azından biz öyle gördük =)

Tasarım da böyle bi’ şey

Tasarım atölyelerinin, farkındalık bakış açısıyla yaklaşması artık elzem. Çünkü, günümüzde ajansların ürettiği reklamlara ilişkin tartışmalardan biri de hiç şüphesiz reklamın sanatsal mı yoksa ticari bir faaliyet mi olduğu.

Sonuçta “insan eliyle oluşmuş sanat” manasına gelen artifakt eserlerdir bizi dünyaya bağlayan. Farkındalık oluşturmak ve görünürlüğü arttırarak “dönüp tekrar bakılası” çalışmaları ortaya koymak da reklam ajanslarına düşüyor.